Kadir Gülbay
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Papa Gelir Hoş Gelir…

Papa Gelir Hoş Gelir…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Papa Gelir, Hoş Gelir… Ama Bu Kadarı da Fazla Değil mi?

Türkiye son günlerde Papa’nın ziyaretini konuşuyor.
Herkes bir yerinden tutuyor, konu dallanıp budaklanıyor ama işin özü aslında basit

Papa’nın gelmesine kimse karşı değil…
Ama karşılamadaki şatafat biraz “Aşureye fazla şeker katmışsın teyze” kıvamında.

Biraz geri saralım…

Osmanlı Niye İzin Vermedi?

Bakmayın şimdi sosyal medyadaki “O zaman padişahlar bile izin vermemişti” geyiklerine…
Bu işin özünde din düşmanlığı falan yok. Osmanlı’nın derdi gayet netti

Papa’yı davet edersen, adam gelir sadece dua etmez;
nüfuz kurar, sembolik güç gösterir, “buralar eskiden bizimdi” kokusu yayılır.

Osmanlı da buna pardon? der.

Yani mesele egemenlik meselesiydi.
Bugün biri gelse evine, oturma odasına girip misafir diye koltuğu kapmaya kalksa ne dersin?

“Hoş geldin de… bi dur.”

Osmanlı’nın tepkisi de tam buydu.

Atatürk Niye İzin Vermedi?

Çünkü O Dönem Ateşten Günlerdi

Atatürk döneminde işler daha da hassastı

Cumhuriyet yeni kurulmuş,

Lozan’ın mürekkebi kurumamış,

Azınlık, dış baskı, devlet kimliği… hepsi patlamaya hazır mayın.

Papa’nın gelip ayin yapması, o günün şartlarında
Siyasi krize davetiye gibi bir şeydi.

Atatürk de yapacağını yaptı
Dini düşmanlıktan değil, devlet aklından dolayı izin vermedi.

Peki Bugün?

Bugün dünya başka bir dünya.

Türkiye 100 yıllık bir devlet,

Vatikan’la resmi ilişkiler var,

Dini diplomasi normalleşmiş,

İznik’in tarihsel önemi dünya çapında kabul görmüş.

Yani Papa’nın gelmesine kimse bir şey demez, dememeli de.
Hatta İznik gibi bir yere gelmesi kültürel anlamda değer bile katar.

Amaaaa…

Şatafat Meselesi Var Bir de…

İş Papa’nın gelişinden ziyade,
Papa’nın gelişini Bizans imparatorunun dönüşü gibi kutlayanlar da koptu biraz.

Uzun kırmızı halılar,

Devlet töreninden geniş konvoylar,

Papa’ya özel jest üstüne jest…

Kardeşim…
Bu biraz fazla değil mi?
Sanki devlet başkanı değil de “devlet üstü kutsal figür” gibi karşılanmış bir hava oluştu.

Bir yandan da halk haklı olarak soruyor

“Kendi din adamlarımız bu kadar itibar görmezken Papa’ya bu aşırı hürmet niye?”

Bu sorunun içinde öfke değil,
sağduyu var.

Ziyaret İyi, Aşırı Hürmet Gereksiz

Şunu net söyleyelim

Papa’nın gelmesine karşı değiliz.

Dua etmesine, İznik’i ziyaret etmesine karşı değiliz.

Hristiyan dünyasının tarihsel hafızasına saygı duyarız.

Kültürel diplomasi iyidir, köprü kurar.

Ama bir başkasına hürmet edeceğiz diye kendimizi ayaklar altına yatırmanın da alemi yok.

Bu ülke Osmanlı’dan beri egemenlik konusunda hassastır.
Cumhuriyet de bu mirası devralmıştır.

Bugün dünya değişmiş olabilir, evet.
Ama devlet vakarının da bir ölçüsü vardır.

Papa gelsin, geldiği gibi ağırlansın.
Ama kapıyı da sonuna kadar açıp “Buyur Paşam, taht senin” gibi bir hava yaratmanın anlamı yok.

Biz bu ülkenin insanlarıyız.
Misafir severiz, kapımız açıktır.
Ama ölçüyü kaçırınca misafirlik olmaktan çıkıp
başlı başına bir gövde gösterisine döner.

İşte toplumun tepkisi tam da buna.

Papa’nın ziyareti güzel bir kültürel jest olabilirdi.
Şatafatsız, sade, saygın bir çerçeveyle verilebilirdi.

Ama işin rengi biraz değişince,
Türkiye’nin tarihsel hafızası da devreye girdi
ve millet haklı olarak şu soruyu sordu

“Misafir başımızın tacı ama…
Biz kendi evimizin sahibi değil miyiz?”

Papa Gelir Hoş Gelir…
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Düzce Detay Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.